Bugün size çok bilimsel bir konudan bahsetmek istiyorum.
Bir çoğunuz biliyorsunuzdur, araştırmalara göre erkeklerin eşlerini en fazla aldattığı zamanlar;
1-Kadınların hamilelik dönemi
2-Çocuğun küçük olduğu dönem (3 yaşa kadar olduğunu bütün iyi niyetimle umuyorum)
Olarak literatüre geçmiş.
Şimdi,1 numarayı iyi kötü anlıyorum, çocuk olmadan önce de anlardım.Her ne kadar seks yasak olmasa da tuhaf bir dönem,aman işte kutsal annelik falan,e sonrasında zaten patates gibi olmuş,çekicilikten son derece uzaklaşmış bir kadın filan derken derken adam kısmı atıyor kendini maceranın kollarına.Anlıyorum derken,bu konuda bir yanlış anlaşma olmasın,hamile karısını aldatan adamın allah belasını versin,net!Gördüğü yerde hadım edilesi.
2 numarayıysa yeni yeni anlamaya başladım(neyse ki henüz tecrübeyle sabit değil)Hatta açık bir şekilde söyliyim,daha dün anladım.
Her sabah olduğu gibi otobüse yetişmek için koşuyorum ki vapura geç kalmıyım.O arada da klasik olarak sabah içtiması için kocayı aradım.Koca kişisi sabah erken kalkıp spora giden,sonra da mis gibi duşunu alıp arabasına atlayıp temiz temiz işine giden,e bütün bu zahmetlerin sonunda çok yorulup gece Deniz'in arkasından (21:30da) yatıp uyuyan bir insan olduğundan pek görüşemiyoruz, haftaiçi daha ziyade telefon arkadaşlığı bizimki.Çok yoruluyor yazık,napsın.
Uzatmıyım, dün sabahki telefon konuşmamızı anlatıyorum.
Ben:Günaydın başkan,Deniz'in sabah 7 uyanışında yoktun gene, spora mı gittin?
Koca: Günaydın.Spora gittim de koşmadım hiç bu sabah,2 tur yüzüp sonra jakuziye girdim.Oooh valla,sabah jakuziye girince de hakkaten şu spor salonuna verdiğimiz paranın değdiğini anlıyorum.Sen naptın?
Ben:Napıcam işte,Deniz 7de bi uyandı,neyse tekrar yattı ama uyumadı,arıza da çıkarmadı gerçi.Evden çıkmadan aldım artık yataktan,çişi üstüne çıkmış,üstü başı batmış falan işte temizledin ettin derken ancak evden çıkabildim.Durağa koşuyorum,otobüs gecikmezse vapuru yakalıycam işallah.
K:İyi hadi madem kolay gelsin
Sana da mana da derken kapattık telefonu ve işte o anda dank etti.İşte bu adam kısmı çocuklar küçükken karılarını bu yüzden aldatıyorlar arkadaş, şu dialoglarda hiçbir acaiplik görmediniz mi?Görmediyseniz kapatıp çıkın bu blogu zaten,benim kalemim değilsiniz belli ki.Görenlerle devam edelim; hayatlar farklı arkadaşlar.Güne jakuziye girerek başlayan bir insan güne çiş/kaka temizleyerek başlayan bir insanla ne konuşur?Çocuk hariç ne gibi bir ortak noktaları kalmış olabilir?İşte bir süre sonra adamların evden uzaklaşmasının sebebi bu sevgili okur.Misal,hanginiz,ne kadar iyi insan olursa olsun,evinize yıllardır temizliğe gelen bilmemkim ablanızla telefonlaşır,akşamları birlikte yemeğe çıkar,alışverişe gidersiniz?Hadi yılların yüzü suyu hürmetine iki hoşbeş yaparız, tamam, ama onlar da "senin çocuk naptı aman benimki böyle"den öteye geçmez,ortak noktanız yok çünkü.İşte küçük çocuklu karı-koca ilişkisi budur arkadaşlar.İtiraf edin,hanginiz hayatında sürekli zorluklar olan,hep bir koşturma hep bir telaş içinde yuvarlanıp, bunları anlatarak yaşam enerjinizi sömüren arkadaşlarınızla sık sık görüşmek istersiniz ki?(hayır,ben öyle değilim,değilim!)İstemezsiniz.işte erkek kısmı da bir süre sonra anne olan kadının hayatındaki zorluklardan ve şikayetlerinden bıkıp,kendilerini dışarı atıyor.Hadi bakalım, bu çözümlemeye sosyologların olsun,İsviçreli bilimadamlarının olsun diyceği bişey varsa çıksın söylesin,hodri meydan!
Peki napıcaz?Düşündüm,sonradan pişman olup başımı duvarlara vurmamak için önlem pakedini açmaya karar verdim ve bu değerli bilgileri de kamu yararına sunmaktan imtina etmiyorum:
1-Şikayet etmek yok.Fakat şikayet etmemek için şikayet sebeplerinden de kurtulmak gerekiyor o yüzden napıyoruz?Hooop,evde vakit alan bazı işleri kocaya paslıyoruz, misal,o gömlekleri ister kendi ütüler,ister ütüye verir,neticede haftanın 5 günü gömlek giyen ben değilim.Ütüsüz gitmek de bir çözüm,tamamen özgür irade.
2-Çocuktan sonra kendimizi çok saldık arkadaşlar, bu kadar bakımsız olunmaz yalnız.Sonra vay efendim neden bu adamın gözü dışarda da bilmemne,100 kilo olursan olur tabi!Ne yapsaydı!Nefis bu,çeker!O halde napıyoruz,diyete başlıyoruz.E tabi diyet kapsamında akşam yemekleri de haşlanmış sebze olucak,envayi çeşit yemek günleri sona erdi."Ama hayatım,bu senin de iyiliğin için,zayıflamamı sen de istiyordun.Hem biliyorsun erkeklerde kalp krizi riski daha yüksek,akşam yemeklerinde sağlıklı beslenerek bu riski minimuma indirmiş olucaksın.Heralde ben haşlanmış brüksel lahanası yerken sen karşımda beef strogonof yiyecek değilsin di mi canım? (bizim evde her gece yemekler böyle çünkü)birbirimize destek olmalıyız,hayat müşterek."(soru:o müşterek hayat nerde allasen?Türk dil kurumuna bu kelimenin anlamı değiştirilsin diye başvurucam)
3-Biz de spor yapmalıyız.Bakınız ileri yaştaki kadınların bir çoğu sporsuzluktan eğri büğrü, virgül gibiyken spor yapan kadınlar dipçik gibi.Neticede yaşlılığımızda birbirimize bakıcaz,bizim elden ayaktan düşmemiz koca kısmının işine gelmez.Ne kadar güçlü olursak o kadar iyi.O yüzden spor şart.E tabi bunun için de vakit lazım,sabahın köründe gitme imkanı olmadığı için de ne yapıyoruz?Akşam gidicez.E akşam gidince evde bir sürü işimiz kalıcak,diyet de olsa bi yemek yapmak gerek,e sonra bi de çocuk için besleyici yemekler yapmak ayrıca şart,o da brüksel lahanasıyla yetinecek değil ya?"hayatım,akşam spora gidicem ama dönünce yemek yapmak için çok geç olacak,gece gece evi soğan kokutmıyım.Sen oğlana yarın için yemek yapar mısın?Yarın portakallı ördek günü,internetten bulursun tarifini.Haydi çıktım beeeeen,muck"
4-Bakımlı olma kapsamına tabi ki el ayak bakımı, manikür / pedikür de dahil.Kakalı body çitilemekten yol yol ayrılmış çatlak çatlak olmuş o elleri tutmak ister mi adam,tutsa parmakları çatlakların içinde kaçıcak diye korkar.Napıyoruz?"hayatım,ctesi günü manikür pedikür randevusu aldım,sen çocuğa bakarsın biraz di mi?"Sonrasında napıyoruz?"e hayatım daha yeni manikür yaptırdım,biraz idare etsin de verdiğimiz paraya değsin bari,şu bulaşıkları makinaya yerleştirir misin?Malum,su deterjan falan zedeliyo elleri,e eldiven kullansam da tabaklar elimden kayıyo biliyosun,kaç tabak kırdım böyle.Bunlar hep bütçemize zarar di mi aşkım?Muck"
5-E bütün gün ev iş bilmemne derken stres oluyoruz arkadaşlar.Çalışmayanlar da hay allah çalışmıyoruz diye stres oluyor falan,bi şekilde stresimiz büyük yani.Bunun için napıyoruz?Fırsat sitelerini araştırıp,mis gibi fırsatlar yakalayıp,minimum 2 haftada bir, kız arkadaşlarla kah hamam,kah spa,kah masaj artık allah ne verdiyse günleri yapıyoruz."hayatım,bu ctesi çocuğa bakar mısın, biz kızlarla spa'ya gidicez.biliyorsun bu aralar çok gerildim,bir de çocuk da büyüdü iyice,kucakta taşımaktan sırtlar omuzlar hep ağrıyor.şöyle bir masaj da yaptırıp,stresimi de atıp yumuş yumuş geleyim.Mutlu anne/eş mutlu bebek/koca di mi aşkım?Hem bak çok ucuz,valla gitmezsen sokaktan çevirip dövüyorlarmış"Bunlar gitmeden önce söylenecekler; döndükten sonraysa "Ayyy vallaha her spa yaptırdığımda diyorum ya,gene bir dünya para verdim ama değdi hakkaten"
6-Adamlar tabi sürekli bir arada olmaktan bunalıyorlar,doğaları gereği biraz yalnız kalmaya ihtiyaçları var.Bu fırsatı vermek lazım, bırakın bir gece yalnız kalsınlar,arkadaşlarıyla yesinler içsinler,sabahlasınlar.Bunlar hep insanı rahatlatır,size daha mutlu olarak dönerler.Ya da siz dönersiniz...."Hayatım,sen bu ara çok sıkıldın farkındayım,biraz kafa dinle.Ben arkadaşlarla haftasonu Çeşme'ye gideyim,sen de doya doya arkadaşlarınla vakit geçirirsin.Aaa ama tabi,hava çok sıcak,oğlan bunalır orda,klimalardan da çarpılıyor biliyorsun(ya da soğuk,bu havada dışarı çıkılmaz işte artık hava şartları neyi gerektiriyorsa bir şeyler söyleyin) o da evde kalsın da düzeni bozulmasın.İnan bana da çok zor geliyor gitmek ama sana iyi geleceğini hissediyorum.Senin için bazı zoruklara katlanmıycam da kimin için katlanıcam sevgilim?Şurda mıydı senin kredi kartın?"
Bakın arkadaşlar,bunları sakın hain intikam planları olarak düşünmeyin.Bütün bunların sonunda ne oldu?Bi kere zayıfladık,spor yapıyoruz,masaja gidiyoruz,vücudumuz dinç,iyi görünüyoruz,kendimizi iyi hissediyoruz mutluyuz ve bunlar elbette ki evdeki çocuklara ve beylere de yansıyor.Bunun yanı sıra,hayatımıza çiş ve kaka temizliği hariç yeni konular girdiğinden,biz de işyerindeki ya da bi şekilde etraftaki kadınlar kadar çeşitli ve hoş muhabbetler yapabiliyoruz ya da spor salonunda gördüğümüz baklavalı delikanlılardan "ay maşallah çok da yakışıklı çocuklar var,işallah bizim oğlan böyle olur.ay o adonisler neydi öyle canım,aa valla deniz de benzesin diye baktım" tadında bahsedip,kendimizi olsun gözlem yeteneğimizi olsun her geçen gün daha bir geliştirdiğimizi gösterip,eşlerimizin gözünde daha ilginç hale geliyoruz.
Çocuktan sonra yıpranmaya başlayan evliliklerimize can gelsin diye bunlar hep.Bakın ne kadar çok iş yaptık,bunlar hep bize yorgunluk aslında ama napalım, bizlere daha iyi bir hayat sağlamak için yeri geldiğinde geceli gündüzlü canlarını dişlerine takarak çalışan eşlerimiz için bazı fedakarlıklar da yapmayacak mıyız canım?İstikamet spa, ileri!
Değişken ruh halli,saati saatine uymayan bir insanın bloğundasınız,fazla bir beklentiye girmeyin.
6 Şubat 2014 Perşembe
27 Ocak 2014 Pazartesi
İzmir'in kızı,doktoru,hunisi
Doğma büyüme izmir'li olmamla yeminle bir ilgisi yok,ben bu İzmir insanını seviyorum.memleketim diye demiyorum,allahıma bin şükür,hepimiz birbirimizden tuhafız.
Bilen bilir,doğumdan sonra bin türlü müsibet hastalığa sahip oldum,az daha gezeyim tozayım sevdasına geç anne olmanın sonuçları işte(hemen belirteyim,pişman değilim)dallarına göre ayrılmış,rahmetli anneneminkilere bin basacak tahlil/ultrason klasörlerim var,tarihlerine göre dosyalayıp, kendimde bi acaiplik hissettiğimde hemen geçmiş tahlillerimi açıp,"hmmm ts4 te bi bokluk olmuş olabilir"diye kendimce teşhisler koyup,ilgili Dr.umu arıyorum,telefonda konuyla ilgili münazara yapıyoruz falan.Ciddiyim.Gerçi bu işi pek beceremiyorum,en son çok unutkanlaştım,bildiğin gerizekalıdan halliceyim,kesin bende b12 eksikliği var diye Dr.a tahlil yazdırdığımda,bırakın eksiği bi de fazlası çıktı.Adam kibarlığından söylemedi ama,o senin şahsi eblehliğin derecesine baktı bana,utancımdan eksik diye düşünüp vitamin almaya başlamıştım destek olsun diye dedim.Külliyen yalan.Normal insanlarda B12 fazlası olmazmış;kendi ağzınla söyledin işte "normal insanlarda".
Velhasıl gelelim bugünkü dr. ziyaretlerime.Pislik vitiligo yüzünden dermatoloğuma kontrole gittim,tabi mekandan sayfalarca tahlil talepleriyle ayrıldım.Gitmişken çok da eli boş çıkmıyım dedim,bi iğne olmadan Dr.dan çıkılır mı?Benim vücudumdan ayrılıp özerkliğini ilan etmek üzere olan et benimi aldırdım,tartılmadım ama kesin zayıflamışımdır,öylesine bişeydi.Patalojiye göndermek gerekiyormuş,"et ben et bendir nolur nolmaz " dedi Dr. Ve elime içinde et parçası olan bi kutu tutuşturdu.Canım memleketimin canım Dr.uyla akabinde gelişen muhabbet;
G:hemen götürmesem olur mu?ofise dönmem lazım ,yarın götüreyim
Dr.:olur olur,laborantları da acele ettirme,rahat rahat uzun uzun baksınlar.bi gün elinde tutmaya dayanabilirsin di mi?
G:dayanırım tabi canım,yarın sabah götürürüm işte
Dr.:hayır,o yumuşacık et,yeme de akşam....
G:#%++*^???
Yani evet,sakatat seviyorum,beyindir,yanaktır ayırt etmem yerim,ama ben???
Neyse çıktım,elimde taze bağımsızlığına kavuşmuş benim,kan tahlillerimi yaptırmaya gittim.Hoşgeldin beşgittin aa hala mı hayattasın seansından sonra sipralex e başladın mı diye sordu Dr.Haydaaaa.Yok,dedim ya,tamam ev iş çocuk falan zorluyo da daha o reddeye gelmedim.Tayyip'in konuşmalarını dinlemiyorsun o zaman dedi.Yok,dedim valla son dönemlerde dinlemiyorum,sinirlerim bozuluyo.(not:adamla hiç böyle bi muhabbetimiz de olmadı daha önce,nefretimin boyutlarını falan bilmez yani)amcamın meğer sinirden uykuları falan alt üst olmuş,aramış psikiyatrist arkadaşını,demiş durum buyken bu,tayyip'i görünce istem dışı küfrediyorum,psikiyatrist de demiş ki,senin durumunda çok insan var,at geceleri bi sipralex,rahatlarsın.Sonrasında kanım alınana kadar kâh tayyip'e tatlı tatlı küfrettik,kâh Bilal'e saydırdık falan derken iğne mi yapıldı tüp tüp kan mı alındı,hiç anlamadan zaman geçti gitti valla.Faturamı keserken de,"buyrun siz oyalanın"diyip Youtube dan Atatürk'ü övüp tayyip'e giydiren bir video açtı ki,aman aman,o bin tane tahlil için tek tek fatura kesilmesini beklerken geçen can sıkıcı süreç yağ gibi kaydı gitti yeminlen.Son olarak da bana bi kanal tavsiye etti,kenarında lale varmış (kanalın adını bilmiyoruz,Laleli işte) 22:30 da Fethullah çıkıp tayyip'e sallıyormuş,bunlar da ailece çiğdem sipralex tv karşısına geçip mest oluyorlarmış.Adam konuşurken ben de mest oldum yeminlen,az daha konuşalım diye diğer kolumu da açtım,az daha kan al garanti olsun falan dedim ama hipokrat yemini dedi,almadı.
(Doktorların görüntüleri hakkında az çok fikir edinebilesiniz diye gizli kamerayla fotoğraflarını da çekmekten imtina etmedim)
Velhasıl,memleketimin okumuş kesiminde durum bu.Gülse Birsel'in pazar günkü yazısı geldi aklıma;hükümet böyle gidecekse hepimize birer huni dağıtsın diye yazmış.izmir'e bi destekte bulunmuyorlar, bari dağıtacaksa İzmir'den başlasınlar anasını satiim,biz burda hep bir sıyrılmış durumdayız.
22 Kasım 2013 Cuma
Fesatlığa Methiye
Deniz'cim,sözde sana 2 yaş mektubu yazacaktım ama olmadı,olamadı....25 ay mektubuyla idare edeceksin annecim,artık büyüdüğün için 1 ayın aramızda lafı olmaz.Ilahi anne,aramızda neyin lafı olabilir ki dediğini duyar gibiyim.canımsın,muck.
(Gördüğün gibi,manyaklaşmalarım için hala mantıklı sebepler üretebiliyorum,demek ki o kadar zor durumda değilim.Evet, mantıklı dedim,neden tuhaf geldi?Alttaki paragrafı oku da mantığın allahını gör)
Sayıları ya da renkleri henüz bilmiyor olabilirsin,ama kusura bakma,biraz da kendime yatırım yapıyorum.Zira onları bir şekilde öğreneceksin.Ha tut ki renkleri öğrenemedin,ne oldu?Baban bu yaşa geldi,hala bej rengi pantolonlarına kahverengi olarak hitap ediyor ama iyi kötü evin yolunu buluyor,çalışabiliyor,yani çok da bir eksikliği yok allaha şükür.Sadece mağazalarda istediğini tarif etmekte biraz zorlanıyor ama becerikli bir satış görevlisiyle bu sorunlar rahatça halledilebilecek şeyler.Neyse, konuyu dağıttık,ne diyordum?Hah; diyorum ki bunlar çok da önemli değil,asıl benim öğretmeye çalıştığım yukarıdaki maddeleri içine sindirerek öğrendiğinde,evlendiğin zaman,müstakbel gelinim bana o kadar müteşekkir olacak ki elden ayaktan düştüğümde,bırak- aman anneni ben evde istemem -demeyi,gelsin o ulvi kadın bizimle yaşasın,Allah başımızdan eksik etmesin diyecek.Ha bu maddeleri yerine getiremiyorsun ama sarıyla turuncuyu ayırt edebiliyorsun diyelim,bu bilgiyle napacaksın?Eşşek kadar adam olup hala benzer renkleri yan yana mı dizeceksin?Hıııı,devam et,çok faydası olur.(Şaştın di mi mantığa?İşte senin annen böyle bir insan!!!Şu an hayranlıkla kendimi tebrik ediyorum)
Aslında bu mektup senden çok benimle ilgili annecim.Sen işte,büyüdün,2 oldun,91 cm 13 kg(bunları unutmamak için yazıyorum)kocaman bişey oldun.Ha,bak,bu konuyla ilgili söylemem gereken birşey var,birincisi,şunu bil ki 25 ay itibarı ile hala konuşamıyorsun,del(gel) dit (git) apa(ayakkabı)(sanırım konuşma konusunda babana çekeceksin,ayak diyebilen bir insan ayakkabıya neden apa der,soruyorum sana),durumun bu.Ama öyle bir yüz ifaden,öyle bir küçüklü büyüklü bütün dağları ben yarattım halin var ki insanın seni görünce o ne özgüven o diyesi geliyor.nasıl bir yaptığı işi ciddiye alma hali,kaydıraktan senin kadar ciddi kayan bir insanevladı daha görülmemiştir,bakan,zanneder ki kaydırakta değil uzaymekiğindesin!Seni 3aylıkken görüp bakışından tırsan arkadaşlarım var(melike teyze'nin kulaklarını çınlatıyoruz,seni doğurdum diye bana bile temkinli yaklaşıyor).
BkzYanda 8 ay civarında "şimdi yatıyorum ama bi kalkayım, canınızı okuycam" derken görüntülendin
İtiraf edeyim,ben bile ara ara çekiniyorum senden,özellikle sana kızdığım zamanlarda yediğim bu hurma gün gelir de tırmalar mı diye endişelenmiyor değilim.İçimde sende deve kini olduğuna dair kuvvetli bir inanç taşıyorum;anneler bilir!
.jpg)
BkzYanda 8 ay civarında "şimdi yatıyorum ama bi kalkayım, canınızı okuycam" derken görüntülendin
.jpg)
Bkz 2: Anne az daha gelmezsen sıçıcam ağzına ha demek için bana döndüğünde çekilde
Bak bu mektup sözde benimle ilgili olacaktı,yine sana döndü.neden?çünkü bana vakit yok,ömrümü çıtır çıtır yiyorsun evlat!
Bak bu mektup sözde benimle ilgili olacaktı,yine sana döndü.neden?çünkü bana vakit yok,ömrümü çıtır çıtır yiyorsun evlat!
Benimle ilgili kısma gelince,ilk mektubu okuduysan hakkaten ömrümü yediğini anlamışsındır.Net bi şekilde itiraf edeyim ki işten eve dönerken ayaklarımın geri geri gidip,allam beni neler bekliyor acaba diye strese girdiğim günler çok oldu,7 de 5 diyebiliriz:)Sonra bi tatlılaştın,şu kadına bi mola vermezsem delirecek galiba dedin sanırım,ki çok da iyi dedin,gel gör ki 18 ay itibarıyla zıvanadan çıktın.3 ayını kafanı duvarlara ve yerlere vurarak geçirdin(hala bana gelemedik farkındaysan)aaa meğerse deli doğurmuşum falan derken köpek dişlerin çıkıyormuş(3ay sürdü 2 diş!insaf!Diş başına 1,5 ay!)Senin o 2 dişin,hayır,üstelik de süt dişi yani,değişecek,bende minimum 30 tel beyaza neden oldu!Bunların hesabını kim verecek?Velhasıl, 21 ay itibarı ile mis bir çocuk oldun.Hah işte, benim zamanım burda başlıyor;sen sakinleştin ya,hoooop,bu kadar uyumluluğa alışık olmayan ben boşluğa düştüm.İşte o gün bugündür,ben bu çocuğa iyi bakamıyorum,yeterince eğitim veremiyorum,aman işte yeterince vakit geçiremiyorum,yok efendim zaten hala konuşmuyor diye ben kendimi hırpalar oldum annecim.senin 2 yaş sendromundan önce(bu konuya ayrıca değinicez)hoşgeldin kendini yetersiz hisseden çalışan anne sendromu!!!Aman bi de nurturia diye bi anne bebek sitesine üye oldum,bişilerden faydalanırım diye,çok şahane insanlarla tanıştım,eyvallah(bkz bi Banu teyzen-biz de daha görüşemedik ama sen bunu okuyasıya kadar görüşmüş oluruz diye umuyorum-bi Aysel teyzen)falan ama,yahu bu insanlar neye nasıl zaman buluyorlar,aman ne aktiviteler ne aktiviteler,neler neler öğretmeler!Tamam,bir kısmı çalışmıyor,geçtik,ama çalışanlar bu kadar vakit bulurken ben neden bulamıyorum????(Evet,fesatlığımdan resmen kuduruyorum)Amaaan canım,bence bunların tamamı saçmalık zaten.Bir kere ben sana bir erkeğin bilmesi gereken en önemli şeyleri öğretiyorum:
-kirli çoraplar kendiliğinden kirli sepetine gitmez,gitmesi için sahibi tarafından el /ayak desteği şart(motor gelişim,beyin jimnastiği)
-lavabonun içine bırakılan kirli bulaşıklar kendiliğinden bulaşık makinasına gitmez(motor gelişim,beyin jimnastiği)
-sokaktan gelince el yıkanır(hijyen eğitimi)
-çöpler ceplerde,büfede,tuvalet masasında birikmez,çöpe atılır(ev ve aile düzenine saygı,toplumsal kurallar)
(Gördüğün gibi,manyaklaşmalarım için hala mantıklı sebepler üretebiliyorum,demek ki o kadar zor durumda değilim.Evet, mantıklı dedim,neden tuhaf geldi?Alttaki paragrafı oku da mantığın allahını gör)
Sayıları ya da renkleri henüz bilmiyor olabilirsin,ama kusura bakma,biraz da kendime yatırım yapıyorum.Zira onları bir şekilde öğreneceksin.Ha tut ki renkleri öğrenemedin,ne oldu?Baban bu yaşa geldi,hala bej rengi pantolonlarına kahverengi olarak hitap ediyor ama iyi kötü evin yolunu buluyor,çalışabiliyor,yani çok da bir eksikliği yok allaha şükür.Sadece mağazalarda istediğini tarif etmekte biraz zorlanıyor ama becerikli bir satış görevlisiyle bu sorunlar rahatça halledilebilecek şeyler.Neyse, konuyu dağıttık,ne diyordum?Hah; diyorum ki bunlar çok da önemli değil,asıl benim öğretmeye çalıştığım yukarıdaki maddeleri içine sindirerek öğrendiğinde,evlendiğin zaman,müstakbel gelinim bana o kadar müteşekkir olacak ki elden ayaktan düştüğümde,bırak- aman anneni ben evde istemem -demeyi,gelsin o ulvi kadın bizimle yaşasın,Allah başımızdan eksik etmesin diyecek.Ha bu maddeleri yerine getiremiyorsun ama sarıyla turuncuyu ayırt edebiliyorsun diyelim,bu bilgiyle napacaksın?Eşşek kadar adam olup hala benzer renkleri yan yana mı dizeceksin?Hıııı,devam et,çok faydası olur.(Şaştın di mi mantığa?İşte senin annen böyle bir insan!!!Şu an hayranlıkla kendimi tebrik ediyorum)
Hafiften delirdiğimi düşünüyor olabilirsin,eh,belki içimde var diyelim,ama şunu bil ki Deniz'cim,2 yaşında 5 e kadar saymasını bilen bir sürü çocuk varken 40 yaşında kirli çamaşırlarını kirli sepetine atmayı başarabilen erkek çok ender,olanlar da koruma altında.Bil ki,annenin sana öğrettikleriyle 5e 10a kadar sayanlardan çok daha fazla pirim yapacaksın.Hersey senin iyiliğin için.
Öpüyorum bebeğim.
Not:TV karşısında uyuklamama konusuna ayrıca değinicez,daha oralara gelmedik.
1 Ekim 2013 Salı
Bırak o sımartiviyi....Gidiyoruz...
İşi gücü bırakıp biryerlere yerleşesim var benim..
Çalışıyoruz,çok güzel,bişeyler üretiyoruz,şahane,ama şu mesai kavramı nerden çıkmış arkadaşlar?9-6 olsun 8-5 olsun,bunu icad edeni bulursam iki elim yakasında olacak bilesiniz.Tarihi filmleri izleyen vardır mutlaka,bakınız,1500 lerde sabah 8 de(ki 8 son derece iyi niyetli bir saat)'haydi hanım,ben işe gidiyorum,ceketimi ver de çıkayım'falan diyen bir erkek figürüne rastladınız mı?Yok efendim,göremezsiniz,eski zamanlar hep bir eğlence hep bir goygoy içinde geçmiş.Tamam,arada veba salgını falan olmuş,göreceli olarak "goygoya dalmayın aklınızı alırım" diye bir işaret olarak da yorumlanabilir ama şimdi ne değişti allasen?Aman,modern zamanlardayız,bütün bilgiler elimizin altında,internetimiz,bizden akıllı telefonlarımız,smart tivilerimiz falan var en şahanesinden de arkadaş,kullanacak vakit yok!İşte bunlar hep o mesai saatlerini icat eden şerefsizlerin yüzünden oluyor.İşin aslına bakarsanız,bütün pislik o Lidyalılar denen içimizdeki İrlandalılar'dan çıkmış.Hayat mis gibi "ben sana domates vereyim sen bana tavuk ver" le geçerken hangi deli dürttüyse bunlar kalkıp parayı icat etmiş, işte dananın kuyruğu orda kopmuş,çünkü bok vardı parayı icat edicek.Bugün burda sabahtan akşama para kazanmak için çalışıyosak bunun sebebi Lidyalılar'dır ,başka yerde suç aramayın.
(Na işte bu şerefsiz,bak gözlere bak,nasıl felfecir)

Keza eski insanlar ne güzel tarımdı hayvancılıktı derken ayaklarını toprağa basa basa, elektriklerini ata ata mutlu mesut yaşayıp gidiyorlardı,bir de bkz modern zaman toplumuna.Sinir,stres dizboyu,hiç birşeye yetişememe endişesi,para kazanma kaygısı falan derken üstüne "çimlere basmayınız" yazısıyla birlikte el sıkışınca bile çarpılan 7 milyar insanız!
Şimdi gelin bir hesap yapalım.Saglıklı bir yaşam için günde 6-7 saat kesintisiz uyumak gerekiyormuş,uzman görüşü bu(uzmanların çocuğu yok belli ki,olsa zaten uzman olacak vakitleri kalmazdı)Bakın ayrıca burda kesintisiz kısmı önemli.Çalışan insanın ortalama 7de uyanıp 7de işten eve gelip,sağlıklı yaşam standardını tutturmak için 12 de yatması gerektiğini düşünürsek....Günde kendimize ayıracak 5 saatimiz var.Yine sağlıklı ve modern zaman insanının spor yapması bekleniyor.1saat koştuk diyelim.Evden çıktın,koştun geldin duş aldın derken gitti mi sana 2 saat?Gitti.Kaldı elinde 3.E yemek yedin topladın vs derken 1 saat daha gitti.Eğer kadınsan zaten 1 saat daha yemek yap ortalık topla vs gitti(1saat burda temsili olarak söylemiştir,yoksa bütün evli ve özellikle çocuklu kadınlar 1saatin hiçbirşeye yetmeyeceğini bilir)Kaldı elinde 1 saat.Ha işte onu da bozdur bozdur harca,artık film mi izlersin,kitap mı okursun,arkadaşlarınla mı görüşürsün,sevişir misin napıcaksan yap,1 saatin var,başla!
Bu yazıyı okuyan anne arkadaşlarım(bilhassa çalışanlar)iyi de çocukla ilgilenme kısmından hiç bahsetmemişsin diyebilirler.E işte o 1 saatiniz bu 1 saat zaten,kendinize ayıracak değilsiniz ya...Tamam,günde altı üstü 1 saat ilgi gören çocuğun ilerde psikopat bir katile dönüşmesi ihtimali yüksek ama....Olumlu düşünelim,başbakan olma olasılığı da var.
Diyeceğim o ki,işte bu yüzden diyorum,gelin hep birlikte çiftçi olalım.Al organik domatesimi,ver mis kokulu tereyağımı falan derken Heidi ile Peter gibi yaşayıp gidelim.Ne dediniz?Çok mu zor?Ah o mendebur Lidya'lılar....İçimize işlemişler....
Çalışıyoruz,çok güzel,bişeyler üretiyoruz,şahane,ama şu mesai kavramı nerden çıkmış arkadaşlar?9-6 olsun 8-5 olsun,bunu icad edeni bulursam iki elim yakasında olacak bilesiniz.Tarihi filmleri izleyen vardır mutlaka,bakınız,1500 lerde sabah 8 de(ki 8 son derece iyi niyetli bir saat)'haydi hanım,ben işe gidiyorum,ceketimi ver de çıkayım'falan diyen bir erkek figürüne rastladınız mı?Yok efendim,göremezsiniz,eski zamanlar hep bir eğlence hep bir goygoy içinde geçmiş.Tamam,arada veba salgını falan olmuş,göreceli olarak "goygoya dalmayın aklınızı alırım" diye bir işaret olarak da yorumlanabilir ama şimdi ne değişti allasen?Aman,modern zamanlardayız,bütün bilgiler elimizin altında,internetimiz,bizden akıllı telefonlarımız,smart tivilerimiz falan var en şahanesinden de arkadaş,kullanacak vakit yok!İşte bunlar hep o mesai saatlerini icat eden şerefsizlerin yüzünden oluyor.İşin aslına bakarsanız,bütün pislik o Lidyalılar denen içimizdeki İrlandalılar'dan çıkmış.Hayat mis gibi "ben sana domates vereyim sen bana tavuk ver" le geçerken hangi deli dürttüyse bunlar kalkıp parayı icat etmiş, işte dananın kuyruğu orda kopmuş,çünkü bok vardı parayı icat edicek.Bugün burda sabahtan akşama para kazanmak için çalışıyosak bunun sebebi Lidyalılar'dır ,başka yerde suç aramayın.
(Na işte bu şerefsiz,bak gözlere bak,nasıl felfecir)

Keza eski insanlar ne güzel tarımdı hayvancılıktı derken ayaklarını toprağa basa basa, elektriklerini ata ata mutlu mesut yaşayıp gidiyorlardı,bir de bkz modern zaman toplumuna.Sinir,stres dizboyu,hiç birşeye yetişememe endişesi,para kazanma kaygısı falan derken üstüne "çimlere basmayınız" yazısıyla birlikte el sıkışınca bile çarpılan 7 milyar insanız!
Şimdi gelin bir hesap yapalım.Saglıklı bir yaşam için günde 6-7 saat kesintisiz uyumak gerekiyormuş,uzman görüşü bu(uzmanların çocuğu yok belli ki,olsa zaten uzman olacak vakitleri kalmazdı)Bakın ayrıca burda kesintisiz kısmı önemli.Çalışan insanın ortalama 7de uyanıp 7de işten eve gelip,sağlıklı yaşam standardını tutturmak için 12 de yatması gerektiğini düşünürsek....Günde kendimize ayıracak 5 saatimiz var.Yine sağlıklı ve modern zaman insanının spor yapması bekleniyor.1saat koştuk diyelim.Evden çıktın,koştun geldin duş aldın derken gitti mi sana 2 saat?Gitti.Kaldı elinde 3.E yemek yedin topladın vs derken 1 saat daha gitti.Eğer kadınsan zaten 1 saat daha yemek yap ortalık topla vs gitti(1saat burda temsili olarak söylemiştir,yoksa bütün evli ve özellikle çocuklu kadınlar 1saatin hiçbirşeye yetmeyeceğini bilir)Kaldı elinde 1 saat.Ha işte onu da bozdur bozdur harca,artık film mi izlersin,kitap mı okursun,arkadaşlarınla mı görüşürsün,sevişir misin napıcaksan yap,1 saatin var,başla!
Bu yazıyı okuyan anne arkadaşlarım(bilhassa çalışanlar)iyi de çocukla ilgilenme kısmından hiç bahsetmemişsin diyebilirler.E işte o 1 saatiniz bu 1 saat zaten,kendinize ayıracak değilsiniz ya...Tamam,günde altı üstü 1 saat ilgi gören çocuğun ilerde psikopat bir katile dönüşmesi ihtimali yüksek ama....Olumlu düşünelim,başbakan olma olasılığı da var.
Diyeceğim o ki,işte bu yüzden diyorum,gelin hep birlikte çiftçi olalım.Al organik domatesimi,ver mis kokulu tereyağımı falan derken Heidi ile Peter gibi yaşayıp gidelim.Ne dediniz?Çok mu zor?Ah o mendebur Lidya'lılar....İçimize işlemişler....
31 Temmuz 2013 Çarşamba
Modern zaman erkekleri
Sevgili blog,
Ne desen haklısın,seni çok ihmal ettim.en son Mayıs'ta yazmıştım ama sonrasında sen bilmezsin çok şeyler oldu.bir gezi parkı eylemleri oldu ki sorma gitsin blog.insanın, bırak birşey yazmayı,sürekli dolu dolu gözlerden önünü göremediği günler geçirdik,hala da geçiriyoruz ya,konumuz bu değil.
Konumuz blog,erkek kısmının bencilliği.aslına bakarsan bunun bile gezi parkı adıyla başlayan olaylarla bağdaştırabilirsin.nasıl mı?şöyle;gezi parkı olayı denen eylemler bir grup barışsever gencin ağaçlarımızı kesmeyin demesiyle başladı,sonra da AKP diktatörlüğüne başkaldırıya döndü.akp ne yapar sen bilir misin blog?akp hükümeti,bu ülkeyi satıp savmak hariç başka işi gücü olmayan,dolayısıyla,zaten memleketin büyük bir bölümünü sattıkları için işsiz kalıp,can sıkıntısından kadınlara,ağaçlara,hayvanlara,yani kendilerinden başka herşeye ve herkese kendi istediklerini dayatmaya çalışan bir grup bıyıklıdan oluşur.bu bıyıklılar sabahları 'evreka'diye uyanıp (tabi evreka'nın Arapça karşılığını söylüyorlardır)haydi bugün de doğum kontrol hapını yasaklayalım da şu kadınlar biraz daha eziyet çeksin diyen bir insan tipidir(hayır,henüz yasaklanmadı ama sanma ki yasaklanmayacak)bunların çok işi gücü olmaz,zira erkek kısmı zaten,erkek çocuk sahibi olmayı başlı başına bir başarı ve gurur sebebi sayan ana babaları tarafından hayatta hiç bir sorumluluk almamaya,yaptığı ender işleri de götünün ucuyla yapmaya endeksli yetiştiğinden(bkz.altyapısız4+4+4 sisteminin büyük sıçışı ya da o kadar ince bile düşünmeden bkz.'bu akşam yemeği ben yaparım hayatım'diyen erkeğin arkasında bir enkaz bırakışı)işi olsa dahi bunun farkına varma yetisine sahip değildir.öyle ki günümüzde,kirli çamaşırlarını çamaşır sepetine,annesi ya da karısının uyarısı olmaksızın hür iradesiyle atan bir erkek başarılı addedilmektedir ki var artık gerisini sen düşün!oysa ki bundan milyonlarca yıl önce erkekler,henüz homosapiens haline bile gelmemişken,mağaradaki kadınına yemek götürmek için görev ve sorumluluk bilinciyle avlanıyor,ve mağarada bekleyen kadının giydiği postun kısa mı uzun mu olduğuna karşımıyordu,ilk çağda işlenen bir namus cinayeti duydun mu hiç?modern dünya erkekleri bencilleştirdi blog.
Bıyıklı adamları bir kenara bırakıp,nisbeten iyi gördüğümüz bıyıksız adamlara gelelim.bu adamların yazın gelişi ve kiminin eşlerinin yazlığa gitmesiyle birlikte aralarında geçen dialog şöyledir'abi benim hanım yazlıkta,akşam yalnızım,iki bira içelim'.eşi çalışan dolayısıyla yazlıkta falan olmasına ihtimal olmadığı herkes tarafından bilinen adamdan cevap'ok'.evdeki kadın,hem arayan hem de aranan tarafından süratle yok sayılmıştır.tersi bir durumu düşündüğümüzde,bu akşam yalnızım diye bir arkadaşını arayan kadın 'ya benim eşim evde,çocuk falan, başka bir geceye program yapalım'cevabını alır.oysa ki'vah zavallı arkadaşım yalnız kalmış,onu yalnız bırakmıyım'kisvesi altında derhal sokaklara koşan adam 'lan ben adamı yalnız bırakmıyım diye evde karımı yalnız bırakıyorum,bu işte bi bokluk olmasın sakın'diye düşünmez,zira modern zaman erkekleri aynı anda iki şeyi birden düşünemez.şimdi gel de milyon yıl önce yaşayan vahşiyi tercih etme,adam en azından dışarı çıktığında eve bir tavşanla,bir kuzuya falan geliyordu,arkadaşını yalnız bırakmamak gibi ulvi bir amaçla çıkıp elinde bir hediye olsun bir çiçek olsun,geçtim bir ekmekle olsun dönen bir adam var mı tanıdığın?varsa adam diycem zaten gerisine erkek diyoruz.
Konuyu özetleyecek olursak blog,yadırgadığımız erkeklerle yadırgamadıklarımız arasında çok da bir fark yok aslında,yadırgadıklarımız sadece bir bıyık farkıyla öndeler...
13 Mayıs 2013 Pazartesi
Tarafını Seç Yeşili Koru
Sevgili Deniz,
senin ruhun bile duymuyor ama bugün anneler günü.Yani bana iyi davranman,beni sevdiğini belli etmen gereken bigün.Tabi ki bu yaşında kalkıp senden bi çiçek alıp gelmeni,annecim seni çok seviyorum demeni falan beklemiyorum.Kaldı ki senin yaşıtların çoktan öpmeyi öğrendiler,annelerine sarılıyolar,öpüyorlar falan,sende tık yok.Ara sıra ısırıp,yanağıma salyalarını bırakmanı sevgiden sayıyorum işte,düşün artık çaresizliğimi.Ama annecim,en azından baban biraz rahat kahvaltı yapsın diye seni babanın kucağından aldığımda ağlayıp kendini yerlere vurmayaydın iyiydi.Neticede seni babandan alan Karındeşen Jack değil,annen,hani seni 9 ay karnında taşıyan,sana bi zarar gelmesin diye en sevdiği şeyleri yiyip içmekten,yapmaktan vazgeçen,sana bakmak için 6 ay işe gitmeyen....Uzun uzun anlattırma şimdi,bu konuları daha önce konuşmuştuk seninle.Gerçi görüyorum ki bi faydası olmamış,boşa konuşuyorum.
Sana bu satırları yazmaya başlamamın üzerinden tam 1,5gün geçti Deniz'cim;bil bakalım neden?Oysa sana anlatmak istediğim önemli bir mevzu vardı ama hepsi yalan oldu.Senden ötürü!Şimdi mecburen elimde kalanlara idare etmek zorundasın,zaten gündüz bakıcınla birlikte televizyonu da bozmuşsunuz,nasıl başardıysanız,baban da yok,yapıcak başka bi işim de yok,mecburen beni dinleyeceksin annecim.Kaldı ki şu yaşına gelip de hala konuşamazken beni dinlemekten başka şansın da yok,hayat ıh ıh la geçmez Deniz'cim.
Net olarak söylemek istiyorum ki 18ayı doldurmanla birlikte içinden bi kuduz çıktı annem.Bugün bi labrador gördüm,üzülerek söylüyorum,senden daha çok söz dinliyordu.Ben nerde yanlış yaptım?2yaş bunalımlarına bu kadar erken girmen şart mıydı,35inde de andropoza girersin sen!Açık konuşayım,çekemem annecim,o yaşta evlenmiş olursun artık,karın çeksin.Daha konuşmayı öğrenmeden itiraz etmeyi öğrendin,bu nasıl bir gelişim sürecidir,ben anlamıyorum ki!Tüm bunların dışında şöyle de bir gerçek var,bütün çocuklar anneci olur!Sen kimsin ki bugüne kadar doğru bilinen herşeyi yıkmaya kalkıyosun?Babanın kucağından inmemek,ben alınca ağlamak da nedir annem?Sana bunu söylemek istemezdim ama,biz bugün senle yalnızken baban maç izlemeye gitti,hem de Akhisar Belediyespor maçını,sence de artık şapkalarımızı önümüze koyup düşünme zamanı gelmedi mi?Tamam,babanı sev,yeşili koru,ama Akhisarbelediyespor????
Senden anneler günü için bi beklentim yoktu ama hani kendini çok bişey zannediyosun ya;özel bi durum olduğunu hissedip,bana az bi iyi davranmanı beklerdim ama yapmadın annecim.Şunu bil ki benim çok ciddi intikam planlarım,senin de beni bunlardan vazgeçirmek için az bi vaktin var.İstediğin kadar bana kötü davran,ben anneyim Deniz,bak bunun daha ergenliği var,o pis bıyıklı,iğrenç sesli olacağın zamanları çekmek,sana destek olmak var işin içinde.Babana güveniyorsan yanılırsın,tekrar ediyorum,GS maçında,derbide falan değil şu an,KSK maçı bile anlayışla karşılanabilir,ama Akhisar Belediyespor maçında,bazı şeyleri iyi düşün derim.
Önceki mektubumu çok dikkate almadığının farkındayım,küçük olmana veriyorum,ama yay burcu bir annen var,sabır timsali değilim yani.Yavaş yavaş aklını başına toplamanın zamanı geldi annecim.Madem ki kendini bişey sanıyosun,ben de seninle yetişkin gibi konuşuyorum,bir sonraki mektubumda yazacaklarım tamamen sana bağlı Deniz'cim.
P.S:Ayrıca baban sana muhallebi yapmak için aldığım sütü de içmiş.O yüzden muhallebin eksik oldu.Tarafını doğru seç,bu da sana bi anne tavsiyesi olsun.Akhisarbelediyespor....
senin ruhun bile duymuyor ama bugün anneler günü.Yani bana iyi davranman,beni sevdiğini belli etmen gereken bigün.Tabi ki bu yaşında kalkıp senden bi çiçek alıp gelmeni,annecim seni çok seviyorum demeni falan beklemiyorum.Kaldı ki senin yaşıtların çoktan öpmeyi öğrendiler,annelerine sarılıyolar,öpüyorlar falan,sende tık yok.Ara sıra ısırıp,yanağıma salyalarını bırakmanı sevgiden sayıyorum işte,düşün artık çaresizliğimi.Ama annecim,en azından baban biraz rahat kahvaltı yapsın diye seni babanın kucağından aldığımda ağlayıp kendini yerlere vurmayaydın iyiydi.Neticede seni babandan alan Karındeşen Jack değil,annen,hani seni 9 ay karnında taşıyan,sana bi zarar gelmesin diye en sevdiği şeyleri yiyip içmekten,yapmaktan vazgeçen,sana bakmak için 6 ay işe gitmeyen....Uzun uzun anlattırma şimdi,bu konuları daha önce konuşmuştuk seninle.Gerçi görüyorum ki bi faydası olmamış,boşa konuşuyorum.
Sana bu satırları yazmaya başlamamın üzerinden tam 1,5gün geçti Deniz'cim;bil bakalım neden?Oysa sana anlatmak istediğim önemli bir mevzu vardı ama hepsi yalan oldu.Senden ötürü!Şimdi mecburen elimde kalanlara idare etmek zorundasın,zaten gündüz bakıcınla birlikte televizyonu da bozmuşsunuz,nasıl başardıysanız,baban da yok,yapıcak başka bi işim de yok,mecburen beni dinleyeceksin annecim.Kaldı ki şu yaşına gelip de hala konuşamazken beni dinlemekten başka şansın da yok,hayat ıh ıh la geçmez Deniz'cim.
Net olarak söylemek istiyorum ki 18ayı doldurmanla birlikte içinden bi kuduz çıktı annem.Bugün bi labrador gördüm,üzülerek söylüyorum,senden daha çok söz dinliyordu.Ben nerde yanlış yaptım?2yaş bunalımlarına bu kadar erken girmen şart mıydı,35inde de andropoza girersin sen!Açık konuşayım,çekemem annecim,o yaşta evlenmiş olursun artık,karın çeksin.Daha konuşmayı öğrenmeden itiraz etmeyi öğrendin,bu nasıl bir gelişim sürecidir,ben anlamıyorum ki!Tüm bunların dışında şöyle de bir gerçek var,bütün çocuklar anneci olur!Sen kimsin ki bugüne kadar doğru bilinen herşeyi yıkmaya kalkıyosun?Babanın kucağından inmemek,ben alınca ağlamak da nedir annem?Sana bunu söylemek istemezdim ama,biz bugün senle yalnızken baban maç izlemeye gitti,hem de Akhisar Belediyespor maçını,sence de artık şapkalarımızı önümüze koyup düşünme zamanı gelmedi mi?Tamam,babanı sev,yeşili koru,ama Akhisarbelediyespor????
Senden anneler günü için bi beklentim yoktu ama hani kendini çok bişey zannediyosun ya;özel bi durum olduğunu hissedip,bana az bi iyi davranmanı beklerdim ama yapmadın annecim.Şunu bil ki benim çok ciddi intikam planlarım,senin de beni bunlardan vazgeçirmek için az bi vaktin var.İstediğin kadar bana kötü davran,ben anneyim Deniz,bak bunun daha ergenliği var,o pis bıyıklı,iğrenç sesli olacağın zamanları çekmek,sana destek olmak var işin içinde.Babana güveniyorsan yanılırsın,tekrar ediyorum,GS maçında,derbide falan değil şu an,KSK maçı bile anlayışla karşılanabilir,ama Akhisar Belediyespor maçında,bazı şeyleri iyi düşün derim.
Önceki mektubumu çok dikkate almadığının farkındayım,küçük olmana veriyorum,ama yay burcu bir annen var,sabır timsali değilim yani.Yavaş yavaş aklını başına toplamanın zamanı geldi annecim.Madem ki kendini bişey sanıyosun,ben de seninle yetişkin gibi konuşuyorum,bir sonraki mektubumda yazacaklarım tamamen sana bağlı Deniz'cim.
P.S:Ayrıca baban sana muhallebi yapmak için aldığım sütü de içmiş.O yüzden muhallebin eksik oldu.Tarafını doğru seç,bu da sana bi anne tavsiyesi olsun.Akhisarbelediyespor....
28 Mart 2013 Perşembe
Geldi Bahar Ayları.....
Kilon var mı derdin var arkadaş, acı ama gerçek.Eskiler istedikleri kadar bir dirhem et bin ayıp örter diyedursun,günümüz insanı ayıplarını örtmek istemeyip ulu orta yaşamak istediklerinden midir nedir; bir incelik bir zerafet akımıdır gidiyor.Bütün bunların suçlusu Twigy midir bilmem ama her kim ya da kimlerse bulduğum anda iki elim yakasında olacak, bu da böyle biline.
Şimdi vırvırvır yok diyet yap zayıfla, tok spor yap zayıfla falan diyenler oluyordur mutlaka.Bravo,kimsenin bugüne kadar düşünemediğini ilk siz düşündünüz; nasıl oldu da bu benim aklıma gelmedi?Alkışlıyorum!Bakın arkadaşlar, yapamam.Ben diyet yapamam.Bi kere diyet yapıyor olma fikri bile karnımın sürekli acıkmasına yol açıyo.Ayrıca,diyet yapmaya başladığımda,bi anda bütün aynalar fuardaki aynalara dönüyor ve bi de bakıyorum ki, allahım yarabbim,ben miyim aynadaki bu Özge Ulusoy!!!!Benim mi allahım bu ince uzun bacaklar?Ay ben neden diyet yapıyorum ki;aaaa daha fazla zayıflamıyım, kemiklerim çıkıyo,böyle iyi.
Öte yandan, bi de ciddi bi sabotaj durumuyla karşı karşıyayım.Geçenlerde bi heveslendim ve resmen diyette olduğumu,saçma sapan şeyler yemiyceğimi kocama beyan ettim.Sonuç? 8,5 yıllık evliliğimiz boyunca mutfakla tek ilişkisi limon sıkmak, maydonoz yıkamak gibi basit komutlara dayalı olan adam, 10 günde 2 kere kek yaptı!!!Belki de aynada gördüğüm o Özge Ulusoy tipli kadını o da görüyor ben diyetteyim deyince; o halde tartı mı bozuk,ya da birileri geceleri gelip gizli gizli benim kıyafetlerimi daraltıyor olabilir mi?
Ayrıca kilolu olmanın bir sakıncası da şu; bi kere malum,her kadının 2 kilo fazlası vardır, ki zayıf dönemlerimde benim de vardı.E şimdi seni (bu yazı için beni) böyle şişman gördüklerinde insanlar,derhal "zayfılamak isteyen insan" kategorisine alıp rejim,diyet vs muhabbetleri yapıyor.Hadi bu tamam.Sonra sıra "spor şart" repliğine geliyor.Oh, bunu da savdık.Ama işte sonrasında sıra çok karışık bir konuya geliyo;ben daha pasif jimnastik işini yeni yeni algılamaya başlamışken,kavitasyon,lenf drenaj ve adını telaffuz edemediğim,ne olduklarını da bilmediğim bir sürü zayıflama yöntemi çıktı ortaya.Takip etmeye çalışıyorum ama yok annem, olcak gibi değil.Ama işte sırf şişman olduğunuz için bu konuşmaların muhattabı oluyorsunuz,hayatta şişman ve mutlu seçeneği yokmuşçasına.Yani demem o ki,şişman olmak yıllar geçtikçe daha da zor olmaya başladı azizim,yemin ederim o yeni zayıflama yöntemlerini ve hangisinin nasıl uygulandığını öğrenirsem bir diploma daha almış kadar olurum,o kadar netim.Ha bunca zayıflama yöntemi varken,belleri yandan pörtlemiş, basenleri zörtlemiş,göbekleri pilates topu formuna ulaşmış (burda lafım size beyler, bu işler sadece kadınlar için değil) insanlar çoğunlukta olması nasıl açıklanabilir?Bu da ayrı bir merak konusu.
Bütün bu teknik ve taktiklerin yanında, ben ve bi kaç sevgili arkadaşımın geldiği nokta, ahanda yukarıda belirtildiği gibi.Bahar kapımızda,yaz da geliyo,mini etekleri giyme zamanı,ooof of, nasıl olcak bu kilolarla?Canım sıkıldı,moralim bozuldu, ver ordan bi bira, soğuk olsun.
Şimdi vırvırvır yok diyet yap zayıfla, tok spor yap zayıfla falan diyenler oluyordur mutlaka.Bravo,kimsenin bugüne kadar düşünemediğini ilk siz düşündünüz; nasıl oldu da bu benim aklıma gelmedi?Alkışlıyorum!Bakın arkadaşlar, yapamam.Ben diyet yapamam.Bi kere diyet yapıyor olma fikri bile karnımın sürekli acıkmasına yol açıyo.Ayrıca,diyet yapmaya başladığımda,bi anda bütün aynalar fuardaki aynalara dönüyor ve bi de bakıyorum ki, allahım yarabbim,ben miyim aynadaki bu Özge Ulusoy!!!!Benim mi allahım bu ince uzun bacaklar?Ay ben neden diyet yapıyorum ki;aaaa daha fazla zayıflamıyım, kemiklerim çıkıyo,böyle iyi.
Öte yandan, bi de ciddi bi sabotaj durumuyla karşı karşıyayım.Geçenlerde bi heveslendim ve resmen diyette olduğumu,saçma sapan şeyler yemiyceğimi kocama beyan ettim.Sonuç? 8,5 yıllık evliliğimiz boyunca mutfakla tek ilişkisi limon sıkmak, maydonoz yıkamak gibi basit komutlara dayalı olan adam, 10 günde 2 kere kek yaptı!!!Belki de aynada gördüğüm o Özge Ulusoy tipli kadını o da görüyor ben diyetteyim deyince; o halde tartı mı bozuk,ya da birileri geceleri gelip gizli gizli benim kıyafetlerimi daraltıyor olabilir mi?
Ayrıca kilolu olmanın bir sakıncası da şu; bi kere malum,her kadının 2 kilo fazlası vardır, ki zayıf dönemlerimde benim de vardı.E şimdi seni (bu yazı için beni) böyle şişman gördüklerinde insanlar,derhal "zayfılamak isteyen insan" kategorisine alıp rejim,diyet vs muhabbetleri yapıyor.Hadi bu tamam.Sonra sıra "spor şart" repliğine geliyor.Oh, bunu da savdık.Ama işte sonrasında sıra çok karışık bir konuya geliyo;ben daha pasif jimnastik işini yeni yeni algılamaya başlamışken,kavitasyon,lenf drenaj ve adını telaffuz edemediğim,ne olduklarını da bilmediğim bir sürü zayıflama yöntemi çıktı ortaya.Takip etmeye çalışıyorum ama yok annem, olcak gibi değil.Ama işte sırf şişman olduğunuz için bu konuşmaların muhattabı oluyorsunuz,hayatta şişman ve mutlu seçeneği yokmuşçasına.Yani demem o ki,şişman olmak yıllar geçtikçe daha da zor olmaya başladı azizim,yemin ederim o yeni zayıflama yöntemlerini ve hangisinin nasıl uygulandığını öğrenirsem bir diploma daha almış kadar olurum,o kadar netim.Ha bunca zayıflama yöntemi varken,belleri yandan pörtlemiş, basenleri zörtlemiş,göbekleri pilates topu formuna ulaşmış (burda lafım size beyler, bu işler sadece kadınlar için değil) insanlar çoğunlukta olması nasıl açıklanabilir?Bu da ayrı bir merak konusu.
Bütün bu teknik ve taktiklerin yanında, ben ve bi kaç sevgili arkadaşımın geldiği nokta, ahanda yukarıda belirtildiği gibi.Bahar kapımızda,yaz da geliyo,mini etekleri giyme zamanı,ooof of, nasıl olcak bu kilolarla?Canım sıkıldı,moralim bozuldu, ver ordan bi bira, soğuk olsun.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


